Bu günlerde hem çok fazla koşturup, hem hiç bir şeye yetişememekten şikayetçiyim. Herşeye yetişmeye çalışırken, herşey yarım yarım. Çok yorgun yatıp, çok yorgun kalkıyorum.
Sabah yataktan sakince kalkıp, önce tüm camları açıp evi havalandırmak.
Sonra mis gibi çayımı demleyip, çocuklarımı okula göndermeden önce
uzun bir kahvaltı yapalım beraber, kalan derslerimizi gözden geçirelim,
hazırlanıp, onları okula bırakayım.
Sonra bir otobüs Eminönü, Mısır Çarşısı, Kapalı Çarşı dolaşıp, ordan Kabataş yapayım. Sahildeki çay bahçesinde denize sıfır, oturup sakince çayımı içeyim.
Çocuklarımın okul çıkışına rahatça yetişeyim, onları okuldan alıp, sakin sakin
daha önceden pişirmiş olduğum yemeklerimi hazırlayayım. Eşim işten gelsin,
hep beraber yemek yiyelim, daha önceden hazırladım için yemekler alel acele
pişirilmiş yemekler de değil yani, şöyle hiç bir zaman yapmaya vakit ayıramadığım yaprak sarması, karnıyarık gibi.
Sonra sakince derslerimizi yapalım, kafamda yarın ki işimin sittiresi olmadan, mutfağımı toplayayım, yarın ne giyeceğim, çamaşırlar bu akşam mutlaka yıkanmalı, ütülerde bitmeli, beslenmelerine yarın için ne hazırlasam acaba, e çocuklarda yıkanmalı bu akşamdan çünkü yarın 5 dk. bile geç kalmamak gereken bir işim var, düşüncesi olmadan.
Sonra televizyon karşısına geçip bacaklarımı uzatıp biraz televizyon izleyip, miniklerimi yataklarında uyurken sessizce öpüp, gelecek kaygısı olmadan başımı yastığa koymak.
Yarın benim doğum günümmm, evrenden sağlık problemi olmadan, kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceğim böyle sakin bir hayat hediyesi istiyorum.
Mümkünse :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder