20 Ekim 2011 Perşembe

Başınız(mız) sağolsunnn.


Öncelikle annelerine, sonra tüm ailelerine baş sağlığı diliyorum.

5 Ekim 2011 Çarşamba

BUGÜN YARIN....

Bugün yazayım, yarın yazayım derken, aylar geçmiş:(
Unutmamak için yazmalıyım, her gün...

Not düşersek sırayla,

Güzel bir akçay tatili yaptık, Anne, baba, kardeşler hep beraber güzeldi.
En son 1999 senesinde hep beraber tatil yapabilmişiz, günü birlik kaçamaklar
haricinde. İnşallah bir daha böyle ara vermeyiz.
Kalabalık tatiller zevkli oluyor.

Minik kızım, biraz göbişlendi bu yaz.
Ama karakter olarak da çok değişti bu yaz.
Evin küçük annesi adeta, öyle dönüp duruyor evde.
Sabahları evden çıkarken ben, arkamdan koşuşturuyor, hazırlanmam için
yardım ediyor...
Sanki ben anneymişim sen benim kızımmışsın diyor... Canım benim

Ve yine annesinin kalbindeki derin çiziklere bir yenisi daha ekledi.

Arkadaşlarına, ne kadar şanslı olduğunuzu biliyormusunuz demiş,
Çünkü anneniz sizi okula getirip, götürüyor.

Minik oğlum, tam bir alem oldu. Hiç birimizi takmaz oldu.
Üzerine gitmemeye çalışıyorum(ruz).
Büyüme telaşında, her yere kendi gitmek istiyor.
Her çocuk gibi sokakta oyun oynamak istiyor. (Ama günümüzde bu çok zor)
Doğduğundan beri toplasak en fazla 5-6 kere çıkmıştır daha.
Arkadaşları sokakta çığlık çığlığa koşuştururken, ders çalışmak istemiyor
haklı olarak.

Kendimi onun yerine koyunca, onun yaşlarıma inince, kızamıyorum ona.
İstediği biraz özgürlük, çok mu kuralcıyım, koruyucuyum.
Kendi içim rahat etsin diye mi, onları gözümün önünden ayırmak istememem.
(ay ne kadar karışık bir yazı oldu, tıpkı içim gibi karmakarışık.)

Birde minik kızımın aksine, hiiiççç şikayetçi değil minik oğlum çalışmamdan.
Memnunmu halinden, şikayetçi de dilemi getirmiyor, yoksa mutlu mu çalışmamdan. (işte karmaşık duygular yine)

Daha çok ama çok çok yazmam lazım.

Sadece onlar için yazıyorum çünkü, büyüyünce okusunlar diye.

1 Temmuz 2011 Cuma

Umutluyum:)

Bu günlerde daha huzurluyum,
Yılın ikinci altı ayından umutluyum demiştim.
Güzel geçsin istemiştim, umuyorum her şey güzel olur,

Yazamadım günlerdir, elim gitmiyor bir türlü.
Misafir olarak katılıyorum bloglara, baktım benim ki iyice tozlanmış.

Kısa kısa özetini alayım Haziran'ın biraz.

10 Haziran Bıdıklarım karne aldı. Tüm eğitim hayatınızda böyle güzel
karneleriniz olur umarım canlarım. Tekrar teşekkürler bana bu mutluluğu
yaşattığınız için.

11 Haziran Bıdıklarımın yaş günü. Ne kadar hevesliydiniz kocaaman bir
parti yapacaktık evde sizin için ama o sabah anane ve dede ile köye gittiğiniz
için yapamadık.
Bence sizin için böyle en güzeli oldu. Güzel bir hafta geçirdiniz, hiç oynamadığınız kadar çok oynadınız sokaklarda, sokakların tozunu, çamurunu ilk defa bu kadar yakından tatdınız.
En yakın zamanda kocaman bir parti yapacağız size doğum gününüz için.

17 Haziran, ailece tatile gittik. Teyzemiz de bizimle geldi.
Biraz zor bir tatil oldu. Bıdıklarım sırayla hastalandınız yine.
Ardından G cim sende hastalandın.
Bende size baktım:)

Ateşli, boğaz ağrılı, sümüklü bir tatil geçirdik.
Ama yinede bol bol denize girebildim.

Bu hafta mutlu, huzurlu, bol dinlenmeli bir hafta sonu geçirmek istiyorum.

Umutluyum:)

9 Haziran 2011 Perşembe

Sevemedim seni 2011

Sevemedim seni 2011
Hiç yüzümü güldürmedin benim.
Hep hastalıklar, ameliyatlar, koşuşturma ve hiç bir yere yetişememe...
Üzüntü, endişe, bol bol öksürük, ateş...

Oğlumun 5 gün süren yüksek ateşi, ve bununla beraber 3 kilo verişi.
Tam iyileşti diye yüzüm gülerken bu sabah,
Kızımın 39 derece ateşle okuldan geri gelmesi.

Yinede son altı ayından umutluyum...
Biraz yüzümüz gülsün, hastalıklar bizden uzak olsun.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Üzülüyorum.

İstiyorum birlikte geçirdiğimiz zaman çok olsun, gezelim, oturalım...
Büyüyorsunuz artık, bu günlerinizi kaçırmak istemiyorum.
Ben kovalıyorum, saatler geçiyor.
Koşuyorum yetişemiyorum.
Yoruluyorum...
Üzülüyorum...
Avucumun içinden kayıyorsunuz.
Büyorsunuz, yetişemiyorum.
Yetişemediklerime
Üzülüyorum...

Oğluşum yine ateşlendin, hastayken yanında yokum.
Üzülüyorum...

27 Mayıs 2011 Cuma

AYLAR OLMUŞ...

Aylar olmuş yazmayalı, bloglar kapandı açıldı derken elim bir türlü gitmedi
iki satır yazmaya.

Ama yazmalı, unutmamak için yazmalı.

Ne çok şey yaşanmış geçen zamanda, eşim ameliyat oldu iyileşti çok şükür.
Dedem artık daha iyi, artık yakınlar. Hep yanıbaşımızdalar. Düşününce bile
mutlu oluyorum.

Bıdıklarım hergün biraz daha büyüyorlar. Yakında dokuz yaşında olucaklar.
Dün gibi hala inanamıyorum. Ne zaman dokuz oldunuz sizz.

Bıdık oğlumun santranç turnuvası vardı haftasonu. İlk turnuvamız, koca adam
gibi nasıl oturuyordun o masanın başında, annen seni dışardan izlerken
nasıl mutluydu, heyacanlıydı. Olgunluğun karşısında nasıl gururlandı.

Bıdık kızım, yine camdan el sallıyordun bana bu sabah.
İyiki varsınız..

Haftasonumuz güzel olsun, yüzümüz hep gülsün.

25 Şubat 2011 Cuma

KIRMIZI

Kızım kıskansada kırımızı çiçeklerimi, yolmaya kalksada yapraklarını:(
teşekkürler.

22 Şubat 2011 Salı

Daha Kötüsü.

Pazartesi sabahı tam işe gitmek üzereyken,
kusan bir çocuktan daha kötüsü nedir?
Kusan ikinci çocuk, telaşla hangisine koşacağınızı şaşırırsınız.
Daha da kötüsü minik oğlunuzun, ne olur bugün işe gitme anne derken,
yanlarında kalamayışınız.

18 Şubat 2011 Cuma

Biraz karışık oldu ama

Eve gidip, bıdıklarımla vakit geçirmek için sabırsızlanıyorum.
Cuma günleri daha çok özlüyorum onları nedense, akşam olsun bir an önce
diye gözüm hep saatte.

Gözümü her kapadığımda kızımın her sabah camdan bana el sallayışı geliyor gözümün önüne.

Uykucu oğlumun ise, yorganın altından gözüken minik ayakları:)

Bıdıklarım, artık büyüdünüz sekiz yaşınızdasınız.

Siz 50 günlüktünüz ben işime geri döndüğümde, 51.gününüzde sizi ilk bıraktığımda nasıl burkulduysa içim, her sabah aynı burkuluyor.

Ama çok şanslısınız sizi en az benim kadar çok seven anane ve dedeniz var.

Bu sabah hafta sonu için isteklerini sıralıyordu kızım;

Sinema, bowling, kocaman bir balon.
Kocaman balon derken, gözlerini o kocaman açışın canım kızım benim.

Oğluşum bilgisayar cezasından dolayı biraz kırgınsın bana, senin iyiliğin için herşey. Küçük oğluşum benim.

Birde iki canım daha var benim, canım kız kardeşlerim. Sizinde kulaklarınızı çınlatırım burdan zaman zaman. Bıdıklarımın teyzeden çok çok 2. anneleri.

G. cim, (Eşim olur kendileri) seni unuturmuyum hiç, senin için de iki satır yazarım belki bazen:)

Hafta sonum güzel olsun, dedemin sağlığı ile ilgili güzel haberler alayım.

16 Şubat 2011 Çarşamba

İLK YAZI.

İlk yazımı yazıyorum. Biraz ben, çokça çocuklarım. İlerde çocuklarıma hediyem olsun diye, fotoğraf albümüne bakarmış gibi, sayfa sayfa çevirdikçe geçmişi hatırlayalım diye.